Ben MEHMET GÖKÇE
Antalya'nın KAŞ ilçesine bağlı Ağullu Köyü nüfusununa kayıtlı olmama rağmen Kınık Köyü'nde, yıl itibari Atatürk'ün doğumundan tam bir asır sonra,kasım ayının 16’sı gece yarısına doğru ağlamaklı bir sesle dünyaya merhaba dedim. Osman'dan olma Fatmana'dan doğma Emine Ablamdan sonra ailenin son çoçuğu olarak dünyaya geldim. (Matematiği iyi olan kaç kardeş olduğumu hemen hesaplar J
Kınık her ne kadar köyse de yıllar sonra belediye olacaktır. Kışları yaklaşık 10.000 yazları ise 4.000 civarı nüfusa sahiptir. Eski adı XANTOS tur. Eski Likya’nın başkentliğini de yaptığı söylenir, hatta Oğuzlar’ın Kınık boyuyla da bağlantısı var olduğunu söylerdi tarih öğretmenim Hasan Kırtı ama ben şahsen araştırmadım. Yerini daha açık anlatabilmek için şöyle söyleyeyim müthiş kumsalı ve caretta caretta tosbaaları ile ünlü PATARA plajına komşu beldedir Kınık.
İlkokulum Kınık Köyü İlkokulu idi. Mübalağadan pek hoşlaşmam ancak ilkokul evrem son derece parlakJ Bu sonuca da şuradan varıyorum. O zamanın şartlarında test sorusunu ünite dergisinin sonunda görüyordum o da ancak 12 ya da 25 sorudan ibaretti ve ben ilk optikle Anadolu lisesi sınavında tanıştım. Bu sınav içinde formu ve diğer işlemleri sağolsun ilkokul öğretmenim Cumali Akbaş halletmiş ve bana dediği Antalya merkeze gideceksin ve Gazi Lisesinde sınava gireceksin dedi bende girdim. Sınavı kazandığımı da yaz döneminde yine öğretmenimin çabaları sonucunda öğrendim çünkü ben o döneme kadar ne ilçeden dışarı çıktım ne de Anadolu lisesi ne işe yarar ne ayrıcalığı var onu biliyordum. Kader işte:)) sonuç itibari ile Manavgat Anadolu Lisesi'ni kazandım. 12 yaşında benim aileden uzakta okuma serüveni başlamış oldu. İlk senemde Manavgat’ta turizmle uğraşan dayımın yanında kaldım. Henüz yeni evli olmalarına karşın bana çok sevecen davrandılar (benim bi çok yanlış hareketime karşı:)) sağ olsunlar. Dayım ve yengem öğrenim hayatım boyunca desteklerini hiç esirgemediler hala da ilgi ve alakalarında azalma yoktur. Neyse fazla derinlere girmeyelim. İkinci senemde yurtta kalmaya başladım yurt hayatının neticesinde sus pus çocuk evrim geçirerek hareketli ve konuşkan biri oldu. Yurt hayatımda 3 sene sürdü ve ev hayatı başladı. Bu dönem hayatımın en güzel dönemlerindendir. Buralarda detaya girmek yanlış olur, karanlık durumlar var J Ayrıntıları merak edenler Bankacı; Deniz bank Kalkan Şubesi Kredi Sorumlusu Ahmet Sarıgedik ( kod adı sarı) ve Doktor Durmuş Ferdi Sarıca’dan bilgi alabilirler. Yazlarda Manavgat’tan kopmadım ve dayımın yanında çalıştım bolca araç kiraya verdik beraber. Yazınki çalışma dönemimde ise Sigortacı , Otogar Akdeniz Seyahat sorumlusu, ANTALYASPOR sevdalısı dert ortağım Himmet Göksu ile aynı evi paylaşıyorduk zaten Himmet’le Anadolu Lisesi’nin temelinden aynı sınıfta başladık üniversite ev arkadaşlığı ile devam etti ancak muhabbet hiç azalmadı kadim dostuma ve de tüm Anadolu lisesi Milenyum mezunlarına saygılar.
2000 çift sıfırlı yıllarda Marmara Üniversitesi Fizik Öğretmenliği bölümünü kazandım. Benim kazandığım yıllarda Karadeniz teknik tıp, Trakya tıp , Hacettepe matematik öğretmenliği, Balıkesir matematik öğretmenliği eşdeğer puana sahip bölüm zamanla diplere vurdu bu da benim açımdan üzücü bir durum. İstanbul türkülerini söylemek yerine şehri yaşadık 5 yıl. Unutulmaz izleri var bu şehrin bu konuda da müracaat Himmet GöksuJ İstanbul’un en güzel hediyesi de sevgili eşim oldu. Kendisi hukukçu olan mümtaz şahsiyeti tanıdım ve hayatımın seyri değişti. Önceden kurduğum üniversiteden sonra Manavgat'a yerleşme hayallerim vardı ama evlilikten sonra eşimle Türkiye turnesine çıkmak durumunda kaldık (eşimin işi gereği eş durumundan atama falan fayda etmiyor yani). Dönelim üniversiteye ‘bu bölüm yüzünden saçıma ak düşerse bölümü bırakırım’ demiştim ve de ak düşmeden okulu zamanında bitirdim, hala şaşarım bu süreci dinlemek içinse müracaat Emin Burak Yılmaz.
Üniversite bittiii… Manavgat’a döndüm ve kendi dershanem olan yılların eskitemediği Başarı Dershanesi’ne iş başvurusunda bulundum. Eski öğretmenlerim ki dersanenin ortakları zaten yerimi hazırlamışardı sağolsunlar. İşe alındım ve patronum oldu hepsi. Dershanenin yaramaz öğrencisi yuvaya dönmüştü artık. Dershanenin ismini değiştirip birey yaptık sonra (bana göre başarı hem daha bir kalite hem de daha bir markadır ancak birey de fena değil tabi). Evleninceye kadar (3 yıl) bireyde devam ettim.
Türkiye turnesinin ilk durağı olan Sivas’ta Sivas Koleji bünyesindeki Mercek dershanesi Öss bölümünde çalışmaktım bir yıl. Baktık dershane kesmiyor, bir yılda Sivas Koleji’nin kendisinde çalıştım.
Türkiye turnesinin ikinci etabı olan Batman ilinin Kozluk ilçesine 2010 Ağustos sonu itibariyle intikal ettik. Burada geliş tarihi itibariyle Kozluk Anadolu Lisesin’de çalışma hayatına devam etmekteydik ki bir sene bile dolmadan bize yine tozlu yollar göründü. Kozluk Anadolu Lisesi Müdürü Kenan TANHAN ve ücretli öğretmenleri ile dolu dolu bir yıl geçirdik. Adeta dershane rahatlığı ile çalışmamızı sağladığı için hocama sonsuz teşekürler.
Geldik dördüncü etaba yani Kastamonu ilinin Tosya ilçesine. Burada dershane hayatına bir dönüş yaparak A Dershanesi (ADESE DERSHANESİ) yollarımız kesişti ve şu ana kadar çalıştığım kurumların en sistemlisinde çalışmaktayım. Kurucumuz Sinan ÇELENK ile ilgili söylenecek çok şeyler var aslında ama Tatar Ramazan der ki "yiğidi yüzüne karşı methetmezler" ben de öyle yapıyorum detayları kendime saklıyorum.
Burhaniye etabı en sancılı süreçti. Artıbir Dershanesinde başladım. Utku Güler müdürümün öncülüğünde bir yıl boyunca ki bu bir yılın ortasında dershane isim değiştirerek Açı dershanesi ismini aldı. Ben ayrılırkende bir değişiklik ile Burhaniye Özel Temel Lisesi adını aldı. Bir yıl çalıştıktan sonra mesai arkadaşlarımla güzel dostluklar kurmuş olarak ayrıldım hayırlı bir iş için.
Neydi o hayırlı iş? tabi ki içine para mevzuları karışmayan Milli Eğitim bünyesinde kadrolu öğretmenlik. Eskişehir'in Sivrihisar ilçesi. Okulum ise Sıdıka Hanım Mesleki Teknik Anadolu Lisesi. Burada geçirdiğim bir yıl nasıl geçti anlayamadım bile. Burhaniye ve Sivrihisar arasında hiç bir haftayı boş geçmeden mekik dokudum. Otobüs firmalarına iyi para kazandırdım. Minicik otel odamda komşuluk muhabbetini bile yaşadım Mehmet KÜÇÜKÇENE kardeşimle. Okuldaki genç kadronun hepsiyle aram çok iyi oldu özellikle beni hiç bırakmayan Alper OYGUR ve Osman SÖKER ile ayrı bir bağımız oluştu. Hepsi birbirinden değerli idarecilerim, öğretmenlerim ve öğrencilerimle Kız Meslek lisesine altın çağını yaşatttık. Sayın Serdar ERDOĞAN, Mehmet Nasır ÖZKARAMAN, Özlem ŞAFAK, Füsun AYDIN, Simay ERKAN, Fatma KOÇYİĞİT, Remziye HATUN, Derya UZUN, Betül ARICAN, Perihan BIYIKLIOĞLU(KÜÇÜKÇENE), Mehmet KÜÇÜKÇENE, Ülgen GÖKÇE, Burcu KOÇYİĞİT, Ayşe TERLER BULUT, örnek insan Hatice TURAN DALLI, saymanımız Adnan Abi, büyük tarihçi Evren ÇAM, Emine SAKARYA, Ethem TORLAK ve Yeter BOZTEPE hocalarıma çok teşekkür ederim. bu kadar kalabalık olduğunu bilsem yazmazdım malum üşengeç insanım ben:) İsmini atladığım varsa affola.
Bir yıllık Eskişehir macerasının ardından eş durumu tayini ve Burhaniyeyi hedeflerken kendimi Edremit/Altınolukta buldum Niyazi Erol METEM. Tabii bu okul konum itibariyle çok güzel olmasına karşın eve uzaktı dolayısıyla görevlendirme istedim ve Burhaniye Anadolu Lisesi'ni mesken tuttum. Burada da dolu dolu bir yıl geçirdim. yaş ortalamasının altında kalsam da çok dinamik bir kadroyla çalıştım. Hepsi birbirinden değerli isimlerle çalışma fırsatım oldu. Tek tek isim yazmak gibi bir hataya düşmeyeceğim çünkü burası daha kalabalık:) Beni en çok etkileyen üç ismi vereceğim diğerlerinin adları bende saklı kalsın. Şenay TEKİN ,Cengiz KÖNEN ve Kubilay ASLAN sizden çok şey öğrendim. Sevildiğimi biliyorum sizler de çok sevildiniz.
Son mu olur bilmem ama ikinci bir vakte kadar durağım Denizli oldu. Bakalım Denizli bana neler katacak.
Son olarak CV mizi de ekleyelim. Resmi ve özet olarak özgeçmişim.
Geldik dördüncü etaba yani Kastamonu ilinin Tosya ilçesine. Burada dershane hayatına bir dönüş yaparak A Dershanesi (ADESE DERSHANESİ) yollarımız kesişti ve şu ana kadar çalıştığım kurumların en sistemlisinde çalışmaktayım. Kurucumuz Sinan ÇELENK ile ilgili söylenecek çok şeyler var aslında ama Tatar Ramazan der ki "yiğidi yüzüne karşı methetmezler" ben de öyle yapıyorum detayları kendime saklıyorum.
Burhaniye etabı en sancılı süreçti. Artıbir Dershanesinde başladım. Utku Güler müdürümün öncülüğünde bir yıl boyunca ki bu bir yılın ortasında dershane isim değiştirerek Açı dershanesi ismini aldı. Ben ayrılırkende bir değişiklik ile Burhaniye Özel Temel Lisesi adını aldı. Bir yıl çalıştıktan sonra mesai arkadaşlarımla güzel dostluklar kurmuş olarak ayrıldım hayırlı bir iş için.
Neydi o hayırlı iş? tabi ki içine para mevzuları karışmayan Milli Eğitim bünyesinde kadrolu öğretmenlik. Eskişehir'in Sivrihisar ilçesi. Okulum ise Sıdıka Hanım Mesleki Teknik Anadolu Lisesi. Burada geçirdiğim bir yıl nasıl geçti anlayamadım bile. Burhaniye ve Sivrihisar arasında hiç bir haftayı boş geçmeden mekik dokudum. Otobüs firmalarına iyi para kazandırdım. Minicik otel odamda komşuluk muhabbetini bile yaşadım Mehmet KÜÇÜKÇENE kardeşimle. Okuldaki genç kadronun hepsiyle aram çok iyi oldu özellikle beni hiç bırakmayan Alper OYGUR ve Osman SÖKER ile ayrı bir bağımız oluştu. Hepsi birbirinden değerli idarecilerim, öğretmenlerim ve öğrencilerimle Kız Meslek lisesine altın çağını yaşatttık. Sayın Serdar ERDOĞAN, Mehmet Nasır ÖZKARAMAN, Özlem ŞAFAK, Füsun AYDIN, Simay ERKAN, Fatma KOÇYİĞİT, Remziye HATUN, Derya UZUN, Betül ARICAN, Perihan BIYIKLIOĞLU(KÜÇÜKÇENE), Mehmet KÜÇÜKÇENE, Ülgen GÖKÇE, Burcu KOÇYİĞİT, Ayşe TERLER BULUT, örnek insan Hatice TURAN DALLI, saymanımız Adnan Abi, büyük tarihçi Evren ÇAM, Emine SAKARYA, Ethem TORLAK ve Yeter BOZTEPE hocalarıma çok teşekkür ederim. bu kadar kalabalık olduğunu bilsem yazmazdım malum üşengeç insanım ben:) İsmini atladığım varsa affola.
Bir yıllık Eskişehir macerasının ardından eş durumu tayini ve Burhaniyeyi hedeflerken kendimi Edremit/Altınolukta buldum Niyazi Erol METEM. Tabii bu okul konum itibariyle çok güzel olmasına karşın eve uzaktı dolayısıyla görevlendirme istedim ve Burhaniye Anadolu Lisesi'ni mesken tuttum. Burada da dolu dolu bir yıl geçirdim. yaş ortalamasının altında kalsam da çok dinamik bir kadroyla çalıştım. Hepsi birbirinden değerli isimlerle çalışma fırsatım oldu. Tek tek isim yazmak gibi bir hataya düşmeyeceğim çünkü burası daha kalabalık:) Beni en çok etkileyen üç ismi vereceğim diğerlerinin adları bende saklı kalsın. Şenay TEKİN ,Cengiz KÖNEN ve Kubilay ASLAN sizden çok şey öğrendim. Sevildiğimi biliyorum sizler de çok sevildiniz.
Son mu olur bilmem ama ikinci bir vakte kadar durağım Denizli oldu. Bakalım Denizli bana neler katacak.
Son olarak CV mizi de ekleyelim. Resmi ve özet olarak özgeçmişim.